Bölüm hakkında yanlış bilinenler

Üstün Zekalılar Öğretmenliği bölümü hakkında toplumda yanlış bilinen bazı konular mevcuttur. Örneğin bu bölüm mezunlarının da üstün zekalı olma zorunluluğu varmış gibi bir yanlış algı mevcuttur. KPSS’den yüksek puan almalarının gerektiği gibi de bir düşünce vardır.

Üstün zekalılar öğretmenliği bölümü mezunu bir öğretmenin elbette ki her alanda, her derste en iyi olma ve üstün zekalı bireylerin her türlü akademik ihtiyacını %100 karşılama gibi bir görevi olmamakla birlikte; üstün zekalı bireyleri anlama, üstün zekalı bireylerin özelliklerini bilme, ihtiyaçlarını tanımlama gibi konularda 4 yıllık eğitim almış olmasıyla da diğer alan öğretmenlerinden bir adım önde olduğu yadsınamaz bir gerçektir.

Üstün zekalı bireyler, ortalamanın üzerinde yeteneğe, yüksek görev sorumluluğuna sahip, yaratıcı, motivasyonu yüksek, pratik zekalı ve lider bireylerdir.

Yüksek seviyede akademik başarıya sahiptirler. Özel bir alanda (örneğin matematikte) üstün yeteneğe ve bir sanat alanında (örneğin müzikte) özel yeteneğe sahiptirler.

Örneğin müzik alanında özel yeteneğe sahip, bilim ve sanat merkezine devam eden bir öğrencinin akademik hayatında bilim sanat merkezi müzik öğretmeninin önemi çok büyüktür. Bu öğrencinin keşfedilmesi konusunda ise ailelere ve sınıf öğretmenlerine büyük rol düşmektedir.

2006 yılından bu yana mezun olan, toplamda sayıları 500’ü aşan üstün zekalılar öğretmenliği mezunlarının, sınıf öğretmeni olarak atanması ve kaderlerine terk edilmesi doğru değildir.

Bu bölüm mezunlarına aşağıda sayacağımız olanakların devlet eliyle ve yasal olarak verilmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Çünkü yasal dayanağı olmayan uygulamaların da verimliliği bir yere kadar gidebilmektedir.

  • Atandıkları devlet okullarında üstün zekalılar projeleri oluşturmalarının sağlanması,
  • Kendi okullarındaki ve çevre okullardaki üstün zekalı bireyelerin tanılanmasında öncülük etmeleri,
  • BİLSEM’ler ile koordineli çalışmalarına imkan tanınması,
  • Lisans mezunlarına da BİLSEM öğretmen seçimlerinde +1 puan bile olsa öncelik tanınması,
  • BİLSEM yönergesindeki 27. maddenin üstün zekalılar öğretmenliği mezunları ile ilgili kısmından faydalanması,

…ve daha pek çok imkanın mezunlara devlet eliyle sunulması gerekir ki somut adımlar atılabilsin.

Üstün zekalılar öğretmenliği bölümünin ilk mezunlarını vermesinin üzerinden neredeyse 10 yıl geçecek. Bu 10 yılda mezunlar adına pek de somut adımlar atıldığını görmedik.

500 tane mezundan bile gerektiği şekilde faydalanamayan, Beyazıt İÖO’ndaki protokolü bile gerektiği şekilde yönetemeyen bir bakanlık, nasıl olacak da sayıları 1 milyonu geçmiş üstün zekalı çocuğumuzun ihtiyaçlarını karşılayabilecek doğrusu çok merak ediyoruz.

Düşüncelerinizi bizimle paylaşmaktan çekinmeyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir