Çocukların duygusal gelişimi

Çocuklarda duygusal gelişim özellikle bir yaşından sonra başlamaktadır. Çocukların duygusal gelişimlerinde anne ve babanın, yani aile yaşantısının katkısı çok büyüktür. Çocuk 1 yaşından itibaren dış dünyaya açılmaya, yakın çevresini iyice tanımaya, keşfetmeye başlar. Aile bireylerini tanır, onlarla yakınlık kurar. Çocuk artık kendisi olma yolundadır.

Eğer çocuk aile içerisinde sözü dinlenen, kendisini ifade etmesine izin verilen, görüşlerine önem verilen, kendisine zaman ayrılan, demokratik bir ortamda yetişirse; yetişkinlik dönemlerinde de çevresine karşı aynı olumlu daranışları sergileyen bir birey olarak yetişir. Aile içerisinde hor görülen, yaptığı her hatada suçlanan çocuk, hırçın ve aksi bir birey olarak yetişir. Mutlu olmayan çocuk da, olaylara tahammülsüz, sinirli, duygusallıktan yoksun olur. Anne ve babalar çocuğun duygusal gelişimi açısından gerekli özeni göstermeli, çocukla aralarında duygusal bağı her zaman korumalıdırlar.

Çocuğa hoşgörü ve şefkatle davranılması gereklidir. Çocuğa sevginizi mutlaka belli edin, sevginizi hissetsin. Çocuğunuza sizin dışınızdaki kişilerle de olumlu ilişkiler kurması konusunda yol gösterici olun. Çocuklara söz hakkı tanıyın. Onları dinleyin, dinlerken gözlerini içine bakın. Duygularını yaşamalarına izin verin. Doğru yaptığı tüm davranışları onaylayın, yanlışlarını güzel bir dille anlatın, niçin yanlış olduğunu açılayın. Anne veye baba olarak kendi aranızda söz birliği yapın. Bu, onların duygusal anlamda doğru gelişimine olanak sağlar.

Ortaya çıkabilecek davranış bozukluklarında ise yetersiz kaldığınızı düşünüyorsanız mutlaka uzman desteği alın, bir pedagog (çocuk eğitim ve terbiyesi ile uğraşan bilim insanına verilen isim, çocuk psikoloğu) ile görüşün.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir